ilk bölüm yayinlandi, oturttum 10 kisilik sülalemi ekran basina, herkese izlettim diziyi. Tabi saçmaliklar
saçmaliklar... Bir kere o okulda bir bedenci bir de müdür var galiba. Ha bi de nöbetçi ögretmen diye bir kavrami duymamislar galiba, hani her koridorda 2 tane olur filan. Bir bölümde okulda zilyon tane olay oldu, hiçbirinde etrafta tek bir hoca yok. Herseye göz yumabilirdim de en son 100 ögrencinin gözü önünde kizin sutyenini sarkittilar ya, o an "Yuh!" dedim, insan o bahçeye göstermelik de olsa bir ögretmen koyar.
Neyse canim, ilk bölüm çok da kötü degildi hani, ki zaten sonraki hafta sirf yeni bölümü izleyebilmek için isten izin aldim:D (is olayini da sonra açiklayacagim) ikinci bölümü daha bir sevdim. Ask filan da kattilar araya, güzel oldu. Gerçi bizim kizin saf salak hayalini gorünce "A-aa bununla mi olacaklarmis" diye bi sasirmadim degil. Ama zaten ben boyle sirin erkekleri (oglan cocugu gibi olan erkekleri) daha bi sevmisimdir her zaman. Olur dedim bagrima bastim o aski. Flashback'leri de sevdim. Gerçi o kizlarin Demet ve Jaleyle hiç alakalari yoktu ama. Hatta uzun süre hangisi hangisinin küçüklügü onu çözmeye çalistim:D Hersey iyi, güzel, hos; o son lunapark sahneleriyle yine kizdirdi kendine. Gerçekçi olalim biraz arkadaslar, hadi tamam Kerem para vermis, kapatmis lunaparki. Ama çok merak ettigim sey madem orada kimse yok, o kizlarin bindikleri oyuncaklari kim çalistirdi durdurdu? Ha bir de o alevler neydi öyle ya, komik...
Neyse ikinci bölüm de bitti. Bu sefer de canim sevgilim dedi ki "Bu bi kore dizisinden çalintiymis". (Ben bunun aynisini Kavak Yelleri'nde de yasamistim, Dawson's Creek saplantim aynen bu cümleyle basladi) Hoppaaa, sen misin bunu duyan... Ben oturdum o gece bunu arastirdim. Önce Boys Over Flowers'i kesfettim, sonra baktim Japon dizisi, filmi, animesi derken bu is baya gidiyormus. Sonra eksisozluk'tur, çesitli blog'lardir filan derken baktim Bir Ask Hikayesi de I'm sorry I love you'dan çalintiymis. (Kendisi de bu yaz takip ettigim ikinci dizim olur da) Bunu da ögrenince artik beni kimse durduramaz tabi, bir basladim kore dizilerini arastirmaya, özetini okumadigim, en azindan bir afisine bakmadigim yakin tarihli kore dizisi kalmadi diyebilirim:D Tabi çogu beni sarmadi; vücut degistirmekmis, gelecege gelmekmis, gumiho'ymus filan. Ya da mutlaka bir kraliçe, bir prenses, bir savasçi var ortada. Ama tabi o kadar dizi arastirinca arada mutlaka sevdiklerim çikiyor, 15-20 dizi sectim bile kendime:) ins okul açilip da yurdumun sinirsiz (ama salyangoz hizindaki) internetine kavusunca tek tek hepsini izleyecegim. Kore dizileriyle ilgili en sevdigim sey çok kisa sürmeleri oldu. Böyle bizim diziler gibi "100 bölümden asagi bitirmeyiz, uzattikça uzatir, cilkini çikaririz" durumu yok. Tam tadinda bitiriyorlar, en güzeli:) Kisaca bu yil kendimi Kore dizilerine verecek gibiyim, hadi hayirlisi:) Öneride bulunmak isteyen olursa buyursun etsin (gecen yazima aldigim sifir cevap sonucunda hic okuyanim olmadigina kanaat getirdim gerci ama... )
Eskiden günlüklerime repliklerine kadar dizi özeti cikarirdim (Ergenlik bunlar heep:D). Sonra tabi kizdim kendime, attim o günlüklerin hepsini cöpe. Simdi elimde günlügüm olsa tekrar yapmaya baslayabilirim. Oha lan, noldum ben, korktum bir an kendimden:D Tamam bebegim gecti o, bak diziydi, bittiiii, haftaya kadar unut sen onu, haftaya tekrar izlersin bak, unut simdi, yok oldu a-aa bak, kayboldu. Sakiiin. :D
Aslinda is hayatimla ilgili bir yazi yazmak istiyordum son iki haftadir ama naparsin, ergenligim agir basti:D Bir sonraki yazima artik:) Sadece su kadarini söyleyebilirim: "Allahim nolur beni sonsuza kadar ögrenci yaaaap!"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder